Gül-istân-ı dehre aldanma, geçer fasl-ı bahâr,
Bî-karardır cümle âlem, kalmaz aslâ pâyidâr.
Isıtmaz kalbi aslâ, gelse de handân olup,
Lutfuna güvenme zinhar, Şems-i Şitâ'dır ey yâr.
Âsaf’ın lutfuyla mağrûr olma ey gâfil gönül,
Bir hevâ-yı muvakkatttır bu, İltifat-ı Ümerâ.
Zevrak-ı ömrü bırakma, lücce-i bî-pâyâna bak,
Fitne-i tûfânı saklar, bu Sükûnet-i Deryâ.
Dost sanıp verme zimâmın, râh-ı hakta hîle var,
Mekr-i pinhândır hakîkat, Nasihat-ı A’dâ.
Şîve-i hûbân içinde, nice bin efsâne var,
Aklı yağmalar gönülden, işbu Cilve-i Nisâ.
Hangi bir va’de inansın, şimdi bî-çâre Fâdî,
Böyle devr eyler felek, her işi büsbütün riyâ.